Göktürk Sikkelerinde Ayyıldız
Türkler ay-yıldız motifini İslamiyetten önce dekullanıyormuş .Orta Asya'da yapılan kazılarda Göktürkler'e ait sikkeler bulundu. Sikkelerdeki ay-yıldız motofi
Türkler'in ayyıldızı İslamiyetten önce de kullandığının en somut kanıtı olarak gösteriliyor.
Arkeologlar tarafından Kırgızistan
Özbekistan ve Tacikistan'da yapılan kazılarda ortaya çıkarılan toplam 104 sikke
ilk olarak geçen yıl Kırgızistan'da yapılan uluslararası bir konferansta kamuoyuna duyuruldu.
Altıncı ve yedinci yüzyılda basıldığı tahmin edilen ayyıldız motifli sikkelerin
Türk tarihindeki en eski paralar olduğu bildirildi .
Sikkelerdeki ayyıldız motifleri ise
Türkler'in ay yıldızı İslamiyetten önce de kullandığının somut kanıtı olarak gösteriliyor.
9 Eylül Üniversitesi Öğretim GörevlisiYardımcı Doçent Doktor Yavuz Daloğlu şunları söyledi:
"Bunlar Türk tarihi açısındanilk paralar ve bu paraların bizim tarihimiz açısından çok önemli bir özelliği olduğu gibi bizim uygarlık tarihimiz açısından çok önemli özellikleri var. Nedeni de Türkler'in gelişmiş bir uygarlıkları olduğunu
Türkler'in devletlerinin her türlü gereklerini yerine getiren unsurları içerdiğini görüyoruz
KAYNAK: Orkun Anıtlarından Sonra En Önemli Keşif Eski Türk devletlerinde kağanlığın (sonrakilerde hükümdârlığın) sembolü “tuğ” (bayrak
sancak ve davul) ve “sikke”dir. Sikke ekonomik
tuğ da siyasi bağımsızlığın göstergesi olan bayrağı ve bağımsızlık marşını (millî marşı) temsil etmektedir. Gök-Türkler tuğ’u ve sikke’siyle
bir başka söyleyişle
bayrağı
marşı ve parası ile bağımsız
başı dik bir devlet kurmuş ve büyük bir uygarlık oluşturmuştur.
Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nce 4-6 Ekim 2004 tarihlerinde Bişkek’te düzenlenen II.Uluslararası Türk Uygarlığı Kongresi’ne Türkiye adına gittim ve kongrede bir bildiri sundum.
Türkler ay-
Türkler'in ayArkeologlar tarafından Kırgızistan
Özbekistan ve Tacikistan'da yapılan kazılarda ortaya çıkarılan toplam 104 sikke
Altıncı ve yedinci yüzyılda basıldığı tahmin edilen ay
Türk tarihindeki en eski Sikkelerdeki ay
Türkler'in ay 9 Eylül Üniversitesi Öğretim Görevlisi
"Bunlar Türk tarihi açısından
Türkler'in devletlerinin her türlü gereklerini yerine getiren unsurları içerdiğini görüyoruzKAYNAK: Orkun Anıtlarından Sonra En Önemli Keşif Eski Türk devletlerinde kağanlığın (sonrakilerde hükümdârlığın) sembolü “tuğ” (bayrak
sancak ve davul) ve “sikke”dir. Sikke ekonomik
tuğ da siyasi bağımsızlığın göstergesi olan bayrağı ve bağımsızlık marşını (millî marşı) temsil etmektedir. Gök-Türkler tuğ’u ve sikke’siyle
bir başka söyleyişle
bayrağı
marşı ve
başı dik bir devlet kurmuş ve büyük bir uygarlık oluşturmuştur.Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nce 4-6 Ekim 2004 tarihlerinde Bişkek’te düzenlenen II.
Bişkek’te geçirdiğim günler oldukça yoğun geçti. Bir yandan akademisyen olarak II. Türk Uygarlığı Kongresi’ni ve kongre programındaki bütün
“Atatürk ve Türk Uygarlığı” başlıklı bir
Issık Göl
Alato dağları)
müzeleri (başta Devlet Tarih Müzesi ile Devlet Resim Galerisi) gezdim ve çok sayıda fotoğraf çektim. Ayrıca Kırgız Filarmoni Orkestrası’nın bir dinletisiyle
Kırgız Devlet Opera ve Balesi’nin sahnelediği bir ulusal Kırgız operasını (Ay Çürek=Ay Yüzlü) seyrettim.II.
hepimiz Issık
uygarlığını irdeledik
tartıştık.GÖK-TÜRK SİKKELERİ İLE TANIŞMA
Türk Uygarlığı Kongresi’nin ikinci
Gök-Türk kağanlarının darp ettirdiği sikkeler vardı karşımda. Bizans
Selçuklu
Osmanlı sikkelerini biliyordum
ama Gök-Türk kağanlarının sikke darb ettirdiklerini o ana dek hiç duymamış ve hiçbir yerde de okumamıştım. Fotoğrafları tek tek ve hayranlıkla incelediğimde
sikkelerden birinin
bunun ne kerte önemli toplumsal
tarihsel
iktisadi ve siyasi bir olay olduğunu düşündüm. Bu konuyu mutlaka Türkiye’ye taşımalıydım. Çünkü bu
tarihi altüst edecek önemde bir
kanı kaynayan Özbek Türkü değerli tarihçi de seve seve bu ricâmı yerine getirdi ve Gök-Türk sikkeleriyle ilgili yazısını bana ulaştırdı.GÖK-TÜRKLERİN UYGARLIK BİRİKİMİ
Bir uygarlığın gelişmişlik düzeyini
o uygarlığı oluşturan toplumun
aile
gelenekler
din
hukuk
askerlik
sanat
vb. belirler. Bütün bu unsurlar yüzyıllar içerisinde şekillenir ve kimlik kazanır. Ayrıca
bir toplum ya da bir ulusun
uygarlığa eriştiği veya uygarlığı yaşattığını belirten başlıca unsurlardan biri de
onların dünya tarihinde tuttuğu yer ve “Peki
Türk toplulukları tarih boyunca bir uygarlık yaratabilmişler mi? Kesin olarak
nerede ortaya çıkmıştı ve nasıl örnekleri var ve İKİ BÜYÜK TÜRK DEVRİMİ
Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nce 4-6 Ekim 2004’te yapılan “II. Türk Uygarlığı Kongresi”nde “Atatürk ve Türk Uygarlığı” başlıklı bir
Türk adı tarihte
Türkçe konuşan Orta Asya kavimlerinin diğer kavimleri de yönetimlerine alarak devletleşme sürecinde
dolayısıyla hukuka ve siyasal kurumlara kavuştukları aşamada ortaya çıkmıştı. Bayrağıyla
hukukuyla
askeri gücüyle
devlet hiyerarşisiyle
iktisadi yapısıyla
maliyesiyle
kısacası bugün devlet dediğimiz örgütlenmeyi başaran Gök-Türkler tarihte
Türk adı tarihin gündemine gene bir devrimle geldi. Gök-Türklerle birlikte siyasal bağı ifade eden bir içerikle tarih sahnesine çıkan Türk adının
bu kez Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla
Türklerin dünya uygarlığı içindeki yerini belirler. Kırgızistan’da sunduğum bildiride
XX. yüzyılın başında emperyalizme ve feodalizme karşı verilen ve kazanılan savaşta
bir başka söyleyişle ikinci büyük Türk devrimiyle kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş uygarlık hedefini
Günümüzde hem Batı
hem de Doğu’daki tarihçilerin
Çin
Hint
Yunan
Bizans ve Arap Müslüman uygarlıkları ile karşılıklı etkileşim içerisinde olan ve hattâ bunların merkezinde yer alan Türk uygarlığının temel unsurlarının geniş Orta Asya topraklarında ortaya çıktığı ve şekillendiği bir gerçektir.İLK BÜYÜK TÜRK UYGARLIĞI
Türkoloji alanında tanınmış
Türk uygarlığının
milâttan önceki binyılın son çeyreğinde Hun Konfederasyonu’nun vücuda gelmesinden Gök-Türk Devleti’ne dek geçen
Akhunlar (Bugün bazılarının Gök-Türk Kağanlığı veya Gök-Türk Devleti diye adlandırdığı
gerçekte bir imparatorluk kuran Gök-Türkler kuvvetli olduğu dönemlerde doğuda Kore
güneyde Çin ve Tibet
güney-batıda Hindistan ve İran
batıda ise Bizans ve Doğu Avrupa ile sınır komşusu olmuştur. Gök-Türkler kendine özgü yönetimleri
toplumsal-kültürel yaşamları
yazıtları ve başka değerlere sahip olmakla beraber adını saydığımız komşu toplulukların kültür ve uygarlıklarıyla
hem de kültürel yönlerden gelişmesinde öncülük yapmıştır. Yani
birbirlerinden epey uzak
Bizans
Tang (Çin) gibi o dönemin en büyük dünya imparatorlukları
Gök-Türk İmparatorluğu var oldukça yükselmiş
onun
bunun nedeni de Gök-Türklerin kontrolündeki bu büyük coğrafyada
Gök-Türk Devleti’nin kurulması hemen-hemen tüm Türk ve Orta Asya bodunlarının bir araya getirilmesi yanında
Türk uygarlığını oluşturan unsurların o dönemin anayasası diyebileceğimiz Türk Töresi
Eski Türk-Runik yazılarına dayanan ortak edebi dil
bütün Türklerin ortak mânevî kültürünün temelini oluşturan ve aynı
kendi döneminin en etkin askeri-siyasi yönetim sistemlerinden biriydi. İşte bu yönetim sistemi sayesinde
devletin iç
kendi tarihinin
Hint
İran (Sogd
Tohar
Pers) ve Bizans uygarlıklarının en
doğuda Büyük Okyanus’tan
batıda Adriyatik GÖK-TÜRK TARİHİ ÜZERİNE ÇALIŞMALAR
yaklaşık son 150 yıldır
Çin
1877)
E. Chavannes (1903)
R. Grousset (1949)
Çinli Liu Mau*
Rus
S. Klyaştorniy (1964)
L. Gumilev (1967)
Macar J. Harmatta (1996) ve daha pek çok Gök-Türklerin tarihiyle ilgili
B. Ögel (1945
1957)
A. Taşağıl (1995
1999
2004)
S. Gömeç (1997) gibi tarihçiler 